Evrene rasyonel bakış

Eylül 10, 2008

Wittgenstein-Kısa Bilgi

Kategori: Felsefe, Mantık — Eyyüphan Özdemir @ 2:06 pm

Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof.

Doğum tarihi: (26 Nisan 1889
Ölüm tarihi: 29 Nisan 1951
Okul/gelenek: Analitik felsefe, Dil felsefesi, Zihin felsefesi
İlgilendikleri: Dil,Mantık
Etkilendikleri: Bertrand Russell, Arthur Schopenhauer, Gottlob Frage
Etkiledikleri: Michael Dummett,Saul Kripke,Anscombe,Richard Rorty, Frank P. Ramsey, Dennett, Wright

Mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla modern felsefeye önemli katkılarda bulunmuştur. 20. yüzyılın en önemli filozoflarından sayılır.

Ölümünden sonra, defterlerinden, makalelerinden ve ders notlarından seçilmiş birçok yazısı yayınlanmış olmasına rağmen, hayatı boyunca yayınladığı tek kitap, 1921‘de Cambridge‘de Bertrand Russell‘ın gözetimi altında bir öğrenciyken yayınlanan Tractatus Logico-Philosophicus isimli eserdir. Kendisine doktorasını sağlayan Tractatus ‘un yayınlanmasıyla felsefenin bütün problemlerini çözdüğüne inanmış, çalışmalarını bırakmış ve ilkokul öğretmenliği, bir manastırda bahçıvanlık ve kızkardeşinin Viyana‘daki evinin mimarlığı gibi çeşitli işlerle ilgilenmiştir. Buna mukabil, 1929‘da, Cambridge‘e dönerek bir öğretim görevi üstlenmiş ve önceki çalışmalarını gözden geçirmiştir. Zirvesine, ölümünden sonra yayınlanan ikinci eseri Felsefî Soruşturmalarda ulaşan yeni bir felsefî yöntem ve lisan anlayışı geliştirmiştir.

Erken dönem çalışmaları, büyük ölçüde Russell’ın mantık çalışmaları, Alman felsefeci Gottlob Frege ile olan kısa süreli bir öğrenim ve Arthur Schopenhauer‘den etkilenmiştir. Tractatus yayınlandığında, Viyana Çevresi adını almış pozitivist grup üzerinde hayli etki yaratmıştır. Bununla beraber, Wittgenstein kendini bu okuldan saymamış ve mantıksal pozitivizm‘in Tractatusla ilgili olarak ciddi yanlış anlamalar taşıdığını ifade etmiştir.

Her iki dönem eserleri de Analitik Felsefe, bilhassa Lisan Felsefesi (Dil felsefesi), Zihin Felsefesi ve Hareket Teorisi‘nin gelişimi üzerinde önemli etkiler yaratmıştır. Wittgenstein’ın metodunu sürdüren öğrencileri ve çalışma arkadaşlarından Gilbert Ryle, Friedrich Waismann, Norman Malcolm, G.E.M. Anscombe, Rush Rhees, Georg Henrik von Wright ve Peter Geach sayılabilir. Wittgenstein’dan etkilenen çağdaş felsefeciler arasında James Conant, Michael Dummett, Peter Hacker, Stanley Cavell ve Saul Kripke bulunur.

Mantık dersleri, aldığı notlar ve yazdığı felsefi pek çok metnin yanında, Türkçe’de de Nisan yayınlarından bir çevirisi bulunan ‘Zettel’ isimli, kişisel gündelik notlarının toplandığı eser oldukça önem taşımaktadır. Bu eserde, Avusturyalı filozof, mantık profesörü Wittgenstein’dan öte, gerçek anlamıyla düşünen ve keşfeden bir insanı, handiyse meraklı bir çocuğu görürüz. Wittgenstein ‘başkasının derinlikleriyle oynamamak’ gerektiğini ve ‘herkesin acısının kendine’ olduğunu da burada aldığı notlarda aktarmıştır.

Modern zamanların çileci,kavgacı ve doğrucu dervişi.O herşeyden önce bir hakikat avcısı ve gerçek sorgulayıcısıdır.Modernizmin puslu ve bulanık ortamlarında yer yer yıkılıp kalsa da evrensel doğrulardan vazgeçmemiştir.anlamın gruplararası bir kullanım olduğunu ,kişinin de bu olumsuz durumda şişedeki sinek gibi sıkışıp kalmışlığının ancak felsefece yol göstermeyle ( dil oyunlarının anlaşılması ) kurtulanabileceğini işaret etmiştir.

Tıbben, otizmin bir türü olan asperger teşhisiyle değerlendirilen düşünür, Avrupanın sayılı zenginlerinden biri olmasına rağmen bu şaşaalı hayata yüz çevirmiş ve hayat anlayışının gereği olarak mistik kristalleşmeler denebilecek yoksunluğu,yalnızlığı ve çileyi seçmiştir.

Avusturya’da kız kardeşi için yaptırdığı bir ev vardır. Bu evde Wittgenstein ‘kendisi için bir mekan yaratma’ üzerine sorgulanımlarını nihayete erdirmiş, mimari üzerine tüm öngörüsünü ortaya koyduğu gibi, ‘mekan yaratımı’ üzerine yepyeni fikirlere girişmiştir.

Wittgenstein ve dil

Dilin yapısına yönelik mantıksal çözümlemeden hareket eden ve sonunda bir çeşit dil metafıziğine ulaşan Wittgenstein için dilin en önemli karakteristiği, “söylenebilen” ve “gösterilebilen” arasındaki ayrımda bulunur. Dil ve dünya arasında resimsel bir ilişki kurabilmek için katı kurallar konulması, doğal olarak dilin işlevi dışında kalan alanları kendiliğinden getirmiştir. Wittgenstein bizim mantık uzayımızın sınırları dışında kalan, dolayısıyla dile getirilemeyen bu tip alanların varlığını inkar etmek yerine, onları “söylenemeyen” alan olarak muhafaza eder.

Bibliyografya Felsefe Ekibi

Haziran 16, 2008

Klasik Mantık (Aristo Mantığı)

Kategori: Mantık — Eyyüphan Özdemir @ 8:34 pm

KLASİK MANTIK
(ARİSTOTALES MANTIĞI)

A. KAVRAM

B. Önermeler

C. Çıkarım

A. KAVRAM

Varlıkların zihindeki tasarımı kavram olarak ifade edilir. “Ağaç”, “kuş”, “çiçek”, “insan” tek tek varlıkların tasarımıyla ortaya çıkmış genel kavramlardır. Kavramlar genel olduklarından tek bir varlığın zihindeki tasarımı olan hayâlden farklıdır. (Kavram genel, hayal ise özeldir.)
Kavramlar dil ile ifade edilirse terim adını alır. Mantık’ta terim kendi başına bir anlam ifade eden en küçük birimdir. (Buna göre önermelerdeki terim sayısı kendi başına bir anlamı olan ifadelerin belirlenmesiyle bulunur.)

1.Terim Çeşitleri
- Tümel terim (Bütün şehirler)
- Tikel terim (Bazı şehirler)
- Tekil terim (istanbul)
- Genel terim (Şehir)
- Somut terim (insan)
- Soyut terim (insanlık)
- Olumlu terim (Canlı)
- Olumsuz terim (Canlı olmayan)
- Kollektif terim (Meclis)
- Distribütif (Milletvekili)

2. Kavramlar Arası İlişkiler
a. Eşitlik
iki kavramdan her biri diğerinin bütün elemanlarını kapsıyorsa bu iki kavram arasında eşitlik vardır. (Canlı -Beslenen)

b. Ayrıklık
iki kavramdan hiçbiri diğerinin hiçbir elemanını kapsamıyorsa bu iki kavram arasında ayrıklık vardır. (Deve – Kuş)

c. Tam girişimlilik
iki kavramdan sadece biri diğerinin bütün elemanlarını kapsıyorsa bu iki kavram arasında tam girişimlilik vardır. (Çiçek – Lâle)

d. Eksik girişimlilik
iki kavramdan her biri diğerinin bazı elemanlarını kapsıyorsa bu iki kavram arasına eksik girişimlilik vardır.

3. İçlem – kaplam ilişkisi
a. İçlem
Bir kavramın içine aldığı bireylerin ortak özellikleri o kavramın içlemini gösterir. “Kuş” kavramının içleminin ortak özellikleri olan “hayvan”, “canlı”, “varlık” vs. gösterir.

b. Kaplam
Bir kavramın içine aldığı bireyler o kavramın kaplamını gösterir. “Hayvan”, “kuş”, “serçe” kavramları “canlı” kavramının kaplamında yer alırlar ve “canlı” kavramının kaplamını gösterirler.

Not: 1
İçlem ile kaplam arasındaki ilişki ters orantılıdır. Kaplam arttıkça işlem azalır.
“Varlık” daha geneldir kaplamı çok, içlemi azdır. “Kuş” az geneldir kaplamı daha az, içlemi daha çoktur.

Not: 2
İçlem ile kaplam arasındaki ilişki cins tür ilişkisinde olan kavramlarda belirlenir.

c. Beş tümel
1. Cins
2. Tür
3. Ayırım
4. Özgülük
5. ilinti

4. Tanım
Bir şeyin ne olduğunun belirtilmesidir. içieminin verilmesidir. Örnek olarak önermenin tanımını verelim:
“Önerme, iki veya daha fazla terimden oluşmuş yargı cümleleridir.”

a. Tanımın şartları
- Tanım tam olmalıdır.
- Tanım kendisinden daha açık olmayan kavramlarla yapılmamalıdır.

b. Tanımlanamazlar
- Duygular (Aşk, kin, ümit, vs.)
- Deneyin doğrudan verileri (Renk, koku, ses, vs.)
- Üstün cinsler (Zaman, mekân, vs.)

B- ÖNERMELER

En az iki veya daha fazla terimden oluşmuş yargı cümleleridir. Önermeyi oluşturan terimler önerme bağıyla bağlıdır. Yargı belirttiklerinden bir doğruluk değerine de sahiptir. Önermenin doğruluk değeri “doğru” ya da “yanlış” olmasıdır.

“Dünya gezegen djr” ifadesi bir önermedir. Terim Terim Bağ

Yargı belirtmeyen dua, istek, emir, soru, duygu belirten ve belgisiz zamirle başlayan cümleler önerme değildir. Bu ifadelerin doğruluk değeri de yoktur. “Bu gün nasılsınız? gibi bir soru ifade/?1′

“Ah bir çocuk olsaydım” gibi bir duygu ifadesi yargı belirtmediklerinden önerme değildirler.

1. Önerme Çeşitleri

a. Niceliğine göre
- Tümel önerme : Bütün insanlar beslenir.
- Tikel önerme : Bazı insanlar düzenlidir.
- Tekil önerme : Ali çalışkandır.
- Belirsiz önerme : İnsan canlıdır. b. Niteliğine göre
- Olumlu önerme : Hava bulutludur.
‘ – Olumsuz önerme : Hava bulutlu değildir.

c. Nicelik ve niteliğine göre
- Tümel olumlu (A): Bütün kuşlar kanatlıdır.
- Tümel olumsuz (E): Hiçbir kuş dört ayaklı değildir.
- Tikel olumlu (i): Bazı kuşlar ötücüdür.
- Tikel olumsuz (O): Bazı kuşlar göçmen değildir.
- Tekil olumlu : Ankara başkenttir.
- Tekil olumsuz : istanbul başkent değildir.

d. Olgusal içeriğine Göre
-Analitik Önerme : Yükleminin öznesi hakkında yeni bir bilgi vermediği önermelerdir. Örnek: “Kara kediler karadır”. Analitik önermelerin doğruluk değeri her zaman doğrudur.
- Sentetik Önerme : Yükleminin öznesi hakkında bilgi verdiği önermelerdir. Örnek: “Bazı ülkeler gelişmiştir.” Sentetik önermelerin doğruluk değerinin belirlenmesi deney ve gözleme dayanır.

e. Yargı sayısına göre
- Basit Önerme : içinde tek yargı bulunduran önermeler basittir.
“Ateş yakıcıdır” önermesi tek yargısı olan basit bir önermedir.
- Bileşik Önerme : içinde birden fazla yargı bulunduran önermeler bileşiktir.
“Kant 1724 te doğmuştur ve 1804 te ölmüştür.” önermesi iki yargı dile getirdiğinden bileşiktir.
“insan huzur istiyorsa ruh sükunetine ermelidir.” yargısı da bileşik bir önermedir.

2. Önermeler Arası İlişkiler

a. Karşı olma ilişkisi
Özne ve yüklemleri aynı terimlerden oluşmuş iki önerme, sadece nitelik, sadece nicelik veya hem nitelik hem nicelik bakımından farklı ise bu iki önerme arasında karşı olma ilişkisi vardır.
“Bazı insanlar zekidir.”
“Bazı insanlar zeki değildir.”
Terimleri aynı olan fakat nitelikleri farklı olan bu önermeler arasında karşı olma ilişkisi vardır.
- Üst karşıt
Terimleri aynı, nitelikleri farklı olan iki tümel önerme üst karşıttır.
Bütün çiçekler güzeldir. (Tümel olumlu)
Hiçbir çiçek güzel değildir. (Tümel olumsuz)
- Alt karşıt
Terimleri aynı nitelikleri farklı olan iki tikel önerme alt karşıttır.
Bazı çiçekler güzeldir. (Tikel olumlu)
Bazı çiçekler güzel değildir. (Tikel olumsuz)
- Altık
Terimleri aynı nicelikleri farklı olan önermeler altıktır.
Bütün çiçekler güzeldir. (Tümel olumlu) Bazı çiçekler güzeldir. (Tikel olumlu)
Hiçbir çiçek güzel değildir. (Tümel olumsuz) Bazı çiçekler güzel değildir. (Tikel olumsuz)
- Çelişik
Terimleri aynı nicelik ve nitelikleri farklı olan önermeler çelişiktir. Çelişik önermelerin yargısı, doğruluk değeri değişir. Çelişik önermelerden bir doğru ise diğeri zorunlu olarak yanlıştır.
Bütün çiçekler güzeldir. (Tümel olumlu)
Bazı çiçekler güzel değildir. (Tikel olumsuz)
Bazı çiçekler güzeldir. (Tikel olumlu) Hiçbir çiçek güzel değildir. (Tümel olumsuz)

b. Döndürme ilişkisi
- Düz döndürme
Bir önermenin olumlu ve olumsuzluğuna ve doğruluğuna dokunmadan öznesini yüklem yüklemini özne yapmaktır.
Bütün kuşlar kanatlıdır. D Bazı kanatlılar kuş tur. D – Ters döndürme
Bir önermenin niteliğine ve doğruluğuna dokunmadan öznesinin karşıt halini yüklem, yükleminin karşıt halini özne yapmaktır.
Bazı şehirler düzenli değildir.
Bazı düzenli olmayanlar şehir olmayan değildir.

C. ÇIKARIM
Verilen önermelerden bir sonuç çıkarma işlemidir. “O halde”, “öyleyse” ile başlayan bir sonuç önermesine ulaşılması halinde, verilen önermeler kümesi bir çıkarımdır. 1 < 3, o halde 3 > 1 (çıkarım)
Canlılar beslenir. O halde bitkiler beslenir, (çıkarım) Çıkarımda sonuçtan önce gelen ve sonuca bilgi sağlayan (veri olan) önermelere öncül denir. Çıkarımlar, öncül ve sonuç yargısıyla en az iki yargıdan oluşurlar.

1. Çıkarım Çeşitleri
a. Analoji
Özelden özele yapılan akıl yürütmedir. Konya iç Anadolu’dadır ve karasal iklimi vardır. Ankara da iç Anadolu’dadır. O halde Ankara’da da karasal iklim görülür.
b. Tümevarım
Özelden genele yapılan akıl yürütmedir. Somali ve Yeni Gine de olduğu gibi gelişmemiş bütün ülkelerde milli gelir düşüktür.
c. Tümdengelim
Genelden özele yapılan akıl yürütmedir.
Her canlı beslenir.
O halde bitkilerde canlı olduğundan beslenir.

2. Kıyas
Verilen önermelerden zihnin zorunlu olarak bir sonuç çıkarmasıdır.
Bütün kuşlar kanatlıdır. (Öncül) Serçe kuştur (Öncül)
O hale serçe kanatlıdır. (Sonuç) K.Terim B.Terim

a. Kıyas kuralları
- Her kıyasta büyük, küçük ve orta terim bulunur.
- Orta terim sonuçta yer almaz.
- Orta terim öncüllerin en az birinde bütün kaplamıyla alınmalıdır.
- İki tikel öncülden sonuç çıkmaz.
- iki olumsuz öncülden sonuç çıkmaz.
- Öncüller olumlu ise sonuç olumsuz olmaz.
- Sonuç öncüllerin zayıf olanına bağlıdır. (Olumsuz ve tekil olana) Buna göre öncüllerden biri tikel ise sonuç ta tikeldir, öncüllerden biri olumsuz ise sonuç da olumsuzdur.

b. Kıyas çeşitleri

ba. Basit kıyaslar
iki öncül ve bir sonuçtan oluşur, ikiye ayrılır. – Kesin kıyas
Kıyasın sonucu öncüllerde sadece anlam bakımından vardır. Örnek
Bütün insanlar ölümlüdür. (Öncül) Aristo insandır. (Öncül)
O halde Aristo ölümlüdür. (Sonuç)

- Seçmeli kıyas
Sonuç öncüllerde hem şekil, hem de anlam bakımından vardır. Örnek:
Sayı tektir ya da sayı ciftir. (Öncül)
Sayı tek değildir. (Öncül)
O halde sayı ciftir. (Sonuç)

bb. Bileşik kıyaslar İkiden fazla öncülü bulunan kıyaslardır.

bc. Düzensiz kıyaslar
Basit ve bileşik kıyas türüne uymayan kıyaslardır. Örneğin:
Düşünüyorum (Öncül) O halde varım (Sonuç) Bu kıyas düzensiz kıyaslardan entimen’e örnektir.

Not:Bu yazı http://www.nuveforum.net/1168-mantik/37353-klasik-mantik-aristotales-mantigi/ adresinden derslenmiştir.

Haziran 13, 2008

Bir soru:MIU

Kategori: Mantık — Eyyüphan Özdemir @ 11:57 pm

Bu soruyu Yılmaz Kılıçaslan’ın Yapay Zeka adlı yazısında gördüm.Bir kaç saat  inatla uğraştıktan sonra, Kural II yoluyla türetilen  I harflerinin hiç bir zaman 3′ün katı olamayacağını dolayısıyla bu sorunun çözümünün olmadığını, diğer bir deyişle bu formel sistemde MI’dan MU üretilemeyeceğine karar verdim.

Gerekçe:

Mx, Mxx oluyorsa I’lar 1,2,4,8… niceliklerinde olacaktır.

Kural III yoluyla bunları 3′ün katları olarak azaltıp sonuçta 3 yada onun katları kadar I’ya erişmemiz gerekir ki Kural IV’ü uygulayarak MU’ya ulaşalım.

Bu demektir ki 3′e bölünebilen, ama aynı zamanda 2′nin katı olan bir sayıya gereksinimimiz var. Böyle bir sayı olamayacağı için bu sorunun yanıtının olmadığını düşünüyorum. Belki yanılıyorumdur.

Soru aşağıdadır:

MIU yalnızca M, I ve U harflerini kullanan ve aşağıdaki kurallara sahip bir formel sistemdir:

Kural I: Eğer son harfi I olan bir sözcüğünüz varsa, bu sözcüğün sonuna bir U ekleyebilirsiniz.

Kural II: Eğer Mx formatında bir sözcüğünüz varsa bundan Mxx formatında da bir sözcük üretebilirsiniz.

Kural III: Eğer elinizdeki bir sözcük içinde III harf dizisi varsa, bu III harf dizisini bir U ile değiştirerek yeni bir sözcük üretebilirsiniz.

Kural IV: Eğer sözcüklerinizden birinin içinde UU harf dizisi varsa bu diziyi silip yeni bir sözcük elde edebilirsiniz.

Başlangıçta elinizde yalnızca MI sözcüğü olduğunu varsayarak MU

sözcüğünü üretiniz.

WordPress.com'dan blog alın.